Dokuz Eylül Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Grafik Tasarım Bölümü mezunu… Halen İzmir’de, MMO Basın Danışmanlığı ve Halkla İlişkiler’de görsel iletişim tasarımcısı olarak çalışıyor.
Tipografik ambalaj tasarımıyla dikkat çeken natural su içersinde hiçbir katkı maddesi bulunmamakta ve kahve yapımı için doğal kafein içermekte. Ürünün tadını kestiremesem de tasarımı böyle bir ürünü Türkiye’deki market raflarında da görebilmek ümidiyle
Brandever‘dan müthiş bir tasarım daha. Serinin ilkini beğenmiştim, bunu daha çok beğendim ![]()
Sanat Yönetmeni: Bernie Hadley-Beauregard, Laurie Millotte
İllüstrasyon: Chris Sickels at Red Nose Studio
Fotoğraf: Laurie Millotte
ANTREPO4’ün kurucusu değerli arkadaşım Mehmet Gözetlik’in son projesi “minimalist effect in maximalist market”, büyük markaların hayatımıza ve algılarımıza inanılmaz şekilde yerleşmiş olduğunun güzel bir ispatını sundu bize. Marka; bir imaj ve anlam bütünlüğüdür. Marka olduğunun kanıtını bu şekilde verebilmelidir. Bu başarılı çalışması marka kimliğinin evrimi üzerinde düşünmeme neden oldu, sorgulattı! Markaların logo tasarımları üzerindeki minimalistik revizyonları yaşamaya devam ediyoruz, ancak ambalaj tasarımları üzerinde bu durum pek çarpıcı ifade edilmemişti! Bu farkındalık projesi yeni dönemin habercisi
Sevgili Mehmet, market raflarında görmüş olduğumuz ambalajların minimalize tasarımlarında ise şu üç yolun incelenmesini istemekte: 1- Orijinal varyasyon, 2- Basit varyasyon, 3- Daha basit varyasyon.



Marks and Spencer’in 2009 yılı Noel hediyesi; vintage objelerden oluşan buskivi kutuları. Bakalım bu yıl nasıl bir hediye sunacaklar.
Çay poşetleri, ‘sallanmaktan’ sıkılıp ‘asılmaya’ başladı: Soon Mo Kang‘ın Hanger tea-shirts (asılan çay-tişörtü) adlı tasarımı, her gün kullandığımız, artık kullanırken fark etmediğimiz nesnelerden “sallama poşet çay”a yeni bir yaklaşım getiriyor. Tabii bu ürünün Türkiye’de satışını göremeyeceğimizden, biz yine eski poşetlerimizi sallamaya devam edeceğiz
Sevgili dostum Can Özbay’ın arkadaşlarıyla birlikte oluşturdukları COLDEST FALL grubu, ilk müzik albümü “Purple Sky”ı internet üzerinden satışa çıkardı. Myspace, facebook, bebo, reverbnation gibi internet ve müzik sitelerinde hızla yükselen dinlenme oranları ve fan listesi her geçen gün büyümeye devam ediyor.
Biraz da grup ve albümlerinden söz edeyim: Grup, 2009’un Nisan ayında Can Özbay ve Osman Yaldız’ın başından geçen, romantik ve tesadüfi olayların sonucunda kurulmuş. İkili, gökyüzünün mora kaçtığı, müzikle dolu uzun yaz gecelerinin sonunda ilk albümlerinin adını “Purple Sky” koymaya karar vermişler. Kısa bir süre sonra Serkan Sandıkkaya’nın da gruba katılmasıyla grup ruhu ve albüm projeleri son haline bir basamak daha yaklaşmış.
Albümün ambalaj tasarımı ise bana ait. Şarkıların isimlerinden yola çıkılarak oluşturduğum tasarımda takım yıldızlarını kullandım; bu anlamda tasarım, albümün adını görselleştirmekte. Albümün müzik marketlerdeki satışıysa 14 Şubat 2010’da başlayacak! Keyifle dinlediğim bir müzik grubuyla çalışmak, benim için keyif verici olduğu kadar iyi bir de deneyim oldu.
Artık bir parçası gibi hissettiğim grup ve albümleri hakkındaki gelişmeleri blog’umdan aktarmaya devam edeceğim
İlginç bir çalışma, adı da ilginç, tasarım yalın olmasına yalın ama “standard” adını da ucuzlaştırmamış, İşin bilgisi şurada. Tasarım: Artek ve Comme des Garçons
Tasarımcısı belli değil ama, bu tarz yalın ambalaj tasarımlarını beğendiğim için eklemek istedim. Tasarımı thedieline‘da gördüm; çalışmayla ilgili yapılmış yorumlara katılmamak elde değil

Ogilvy Frankfurt‘tan yün ambalajı. Bu müthiş tasarım Uluslararası Londra Yarışması 2009′da da (LIA Awards 2009) ambalaj kategorisinde altın ödül aldı. İşin künyesindeki grafik tasarımcı: Daniel Schweinzer